Hayatın başkalarına mutluluk getirdi mi?
Belki de hayatın içinde kendimize soracağımız en önemli soru bu…
Kaç kişiyle yarıştığımızdan çok, kaç insanın hayatına dokunduğumuz; kaç madalya kazandığımızdan çok, kaç çocuğun yüzünde bir gülümseme bıraktığımız; ne kadar kazandığımızdan çok, ne kadar paylaşabildiğimiz…
Biz spora biraz da böyle bakıyoruz.
Pick-Pong bizim için yalnızca bir spor branşı değil; insanların bir araya gelmesi, birlikte hareket etmesi, birbirini tanıması ve kendisini değerli hissetmesi için bir araç.
Farklı yaşlardan, farklı fiziksel yapılardan, farklı imkânlardan gelen insanların aynı sahada buluşabilmesi…Eşit Rekabet Edebilmesi…
Bir çocuğun ilk kez raketi eline alıp heyecan duyması, bir öğretmenin öğrencisiyle birlikte aynı sahada oyun oynaması, bir ailenin çocuğuyla spor yaparken hem takım arkadaşı hem de rakip olabilmesi, Pick-Pong sporunun birleştirici gücünün en güzel örneklerindendir.
Bir engelli bireyin engelli olmayan bireylerle aynı sahayı paylaşabilmesi ve herkesle rekabet edebilmesi, yaş almış bireylerin gençlerle birlikte oynayıp rekabet edebilmesi, okullardaki sportif etkinliklere katılmaktan çekinen bir öğrencinin kendine güven kazanarak en iyilerle mücadele edebilmesi ise sporun kapsayıcı yönünü ortaya koymaktadır.
Daha önce spor yapma imkânı bulamamış bir üniversite öğrencisinin eğitim hayatı boyunca yeni bir spor branşı öğrenmesi, farklı fakültelerden öğrencilerle bir araya gelerek sağlıklı ve güvenli bir ortamda sosyalleşmesi; farklı şehirlerden gelerek öğrenci yurtlarında kalan gençlerin pick-pong aracılığıyla tanışması, arkadaşlıklar kurması ve aidiyet duygusu geliştirmesi de sporun toplumsal etkilerinden yalnızca birkaçıdır.
Pick-Pong; yalnızca fiziksel aktivite değil, aynı zamanda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması, sosyal izolasyonun azaltılması, özgüvenin artırılması ve toplumsal bağların güçlendirilmesi için önemli bir araçtır.
Daha önce sporun dışında kalmış bir bireyin “Ben de yapabiliyorum” diyebilmesi ise tüm bu çalışmaların en değerli kazanımıdır.
İşte bizim için asıl kazanım burada.
Çünkü Pick-Pong sporunun kurucuları olarak, başarının yalnızca fiziksel olarak güçlü olanlara ait olmaması gerektiğine; herkesin aynı sahada “Eşit Katılım ve Eşit Rekabet” etme hakkına sahip olduğuna inanıyoruz.
Pick-Pong sporu aracılığıyla; herkes için erişilebilir bir spor ortamının oluşturulduğu, insanların birbirinden uzaklaşmak yerine birbirine yaklaştığı, rekabetin ayrıştırıcı değil birleştirici ve dönüştürücü bir güce dönüştüğü bir toplum hayal ediyoruz.
Belki de geride bırakacağımız en büyük miras; kaç kişiye üstün geldiğimiz değil, kaç kişinin hayatına güzellik kattığımızdır.
Ve yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda kendimize şu soruyu sorabilmeliyiz:
“Hayatım başkalarına mutluluk getirdi mi?”
Eğer cevabımız “Evet” ise…
Belki de gerçekten kazanmışızdır.
Pick-Pong — Herkes İçin, Her Yerde Spor.
Eşit Katılım, Eşit Rekabet.
